Yağmurun Eşlik Ettiği Bir Gün: Fırından Çıkan Biberli Mis Kokular
Bugün gökyüzü griye büründü. Yağmur, pencere kenarından ince ince süzülürken evin içinde sıcacık bir hamur işi kokusu olsun istedim. Hani o çocukluğumuzdan gelen, sobanın üzerinde pişen çöreklerin kokusu gibi… Hem içimi hem mutfağımı ısıtsın diye yoğurtlu, mayalı yumuşacık bir hamur yoğurdum. İç harcınıysa tam da damak zevkime göre Hatay esintileriyle süsledim. Salçalı, çökelekli, bol otlu ve taze sarımsaklı nefis bir harç hazırladım. Kavrulmuş soğanla birleşen biber salçası, zeytinyağıyla buluşunca evi saran o koku her şeyi anlatmaya yetti. Biraz da çörekotu ve susam… Ne eksik ne fazla; tam olması gerektiği gibi. Hamuru dinlendirdim, şekil verdim, ortasına hazırladığım iç harcı yerleştirdim. Ve fırına… Dakikalar geçtikçe dışarıdaki yağmurun sesiyle içerideki çıtırtılar karıştı birbirine. O an çay suyunu da koydum elbette. Bu güzelliğe çaysız olmazdı. Fırından çıktıklarında, üzeri nar gibi kızarmış, altı yumuşacık, içi hafif ıslak ve aromatik… Gerçekten hem göz doyuran hem ...