İMROZ'UN DAMAK HİKAYELERİ KATİNA KARANİKOLA İLE RÖPORTAJ


Ş: Ne zamandır Gökçeada'da yaşıyosunuz?
K: Burada doğdum.Hep buradaydım.Annem, dedem buralı zaten.

Ş: Aileniz ne işle uğraşırdı? Çocukluğunuzda adada geçim kaynakları nelerdi?
K: Eskiden adada ya çiftçilik yaparlardı,ya da süngercilik, kunduracılık, kahvecilik yapılırdı.
Eskiden adanın daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Sosyal anlamda daha gelişmişti. Dereköy'de dernekler vardı,30 tane kahvesi vardı.Bademli'de Tepeköy'de aynı şekilde.Değirmenleriyle, kahveleriyle, şenlikleriyle neşeli bir ortam vardı.Bu kadar sessiz değildi köyler. Hatta bende bir kitap var her köyün kaç tane terzisi kaç tane ayakkabıcısı var hepsi yazıyor.İsterseniz size onu verebilirim. Yazmanızda bir sakınca yok. Sosyal ilişkiler daha güzeldi. Toplanırdı herkes sohbet muhabbet... Kadınlar gidiyordu bakkala alışverişe, muhabbet etmekten alacaklarını unutuyorlardı. Sosyal ilişkiler daha fazlaydı.
Babam süngerciydi dedem çiftçiydi.

Ş: Süngercilik nasıl bir meslek biraz bahseder misiniz?
K: Tehlikeli zor bir meslek. O zamanın şartları daha zordu. Eski yöntemler tehlikeliydi. Fakat iyi para kazanılıyordu. Eskiden 22 tane sünger teknesi vardı. Onlar nisan mayıs gibi gider ekim kasım gibi gelirlerdi. Arada Kaleköy'e gelip süngerleri boşaltırlardı. Marmara Adası'na, İstanbul Boğazı'na aşağıya İzmir tarafına giderlerdi sünger için...

Ş: Balıkçılığı iş olarak yapan akrabalarınız var mıydı?
K: O zaman balıkçılık yoktu. Süngercilik vardı. Süngerciler kendilerine kadar balık avlarlardı. Kuruturlardı. Komşularına verirlerdi.Pazarlaması yapılmazdı. İlk balık satanlar 40'lı senelerde gelen Türklerdi. Onlar başladılar burada, mahalle mahalle dolaşıp balık satmaya. 

Ş: Kendiniz ihtiyacınızı karşılayacak kadar tüketiyordunuz. İlginç bir değişim.
K: Balık çoktu o zaman. İsteyen herkes tutardı.Şimdi ki yöntemler de çok iyi sayılmaz. Denizde balık bırakmıyorlar tarıyorlar.

Ş: Çanakkale ile irtibatınız nasıldı?
K: Motor vardı onlarla gidip geliyorduk. 2 tane gemi vardı İstanbul'dan buraya gelen. Kaleköy'de açıklarda dururdu. Zifiri karanlıkta kayıklarla Kaleköy'e yanaşırdık.

Ş: Burası sonuçta sizin kültürünüzle var olmuş bir yer. Çok uzun zaman sonra Türkler geldi. Bu sizin yaşantınıza nasıl yansıdı,kültürel anlamda etkileşiminiz oldu. Bu dönemi nasıl anlatırsınız?
K: Evet o dönemi hatırlıyorum. İletişimimiz iyiydi. Mahallede 2 tane Türk komşumuz vardı. Birlikte yemek yapar birlikte yerdik. Halklar arasında problem yoktu. Kötü olan istimlakların olması. Elimizden her şeyin alınması oldu. Ceza evinin açılması Dereköy'ü etkiledi. Okulların alınması, Rumcanın yasaklanması kötü etkiledi bizleri. Mecbur kaldılar gitmeye elde avuçta bir şey kalmayınca geçim mümkün olmadı. Bu etkiledi insanları.

Ş: Nasıl etkilenmiştiniz?
K: İstimlak kelimesinin anlamını bilmezdim,ama kötü ve huzursuz bir şey olduğunu anlardım.



       



Katina Hanım o dönemleri anlatırken hüzünlendi... Daha güzel konulardan bahsederek sohbetimizi 
değiştirdik...







Ş: Türk komşularınız olduğunu söylediniz. Beraber pişirip yediğinizi...Birbirinizden ilk kez gördüğünüz yemekler var mıydı?
K: Üzümü çok tanımıyorlardı. Ahtapot, deniz kestanesi gibi ürünlere hep ön yargılı yaklaşıldı.

Ş: O dönemde evinizde en çok neler pişerdi? Hangi sebzeler hangi balık türleri...
K: Babam süngerci olduğu için deniz ürünleriyle beslenirdik.Balık, istakoz, ahtapot yerdik.

Ş: Şimdi pahalı olan ürünleri o zaman sıklıkla tüketiyordunuz. Ada suları insan ırkından nasibini almış gözüküyor.
K: Bizim ana yemeğimiz istakozdu diyebilirim. Annem pilavla yapardı, ıspanaklı yapardı, salçalı makarnanın üstüne iri iri büyük büyük koyardı. Balık çorbası, otlar... Balığın yanında devamlı ot olurdu. Zeytinyağlılar olurdu.

Ş: Şarap tüketimi nasıldı?
K: Her ev kendi şarabını yapardı. O da bir şenlik havasında yapılırdı. Her mahallede bir ya da iki kişide  pres makinası vardı. Sıraya konulurdu. Tüm mahalle sıkmaya, çiğnemeye giderdi. Tadına bakılırdı. Eğlenilirdi aynı zamanda.
Şarap yapılana kadar herkes zil zurna sarhoş olurdu.
Herkes birbirini tanıyordu. Komşuluk ilişkileri çok güzeldi. Erkekler kahveye gider,ya da evde toplanırlardı. Sofrasını kurarlardı. Kadınlar peynir helvası, pişmaniye yapardı. Yer sofrası olurdu, kadınlar çeke çeke yapardı. Hayal meyal hatırlıyorum. Bir yandan da soba yanardı.
Çamaşırhanelerde toplaşılırdı.

Ş: İnsanları bir araya getiren çok daha fazla şey varmış.
K: Kazan yakarlardı. Çamaşırhanenin içinde akşam ederlerdi. Erkeklerde giderdi takılırlardı. Kadın erkek ayrımı yoktu. Hep beraber sohbet edilirdi.

Ş: Siz neler öğrendiniz adaya gelenlerden?
K: Kısırı öğrendik mesela. Sonra sonra kebapları öğrendik. İstanbul'dan midyeyi öğrendik.
Deniz ürünü çok yerdik. Çeşitli istiridyeler ama midyeyi tanımazdım. İstanbul'dan tanıdık midyeyi.

Ş: Siz balık tutar mıydınız?
K Bütün gün teknenin içinde ne yapıcaksın çocuklar bile balık tutardı. Kaleköy o zaman çok güzeldi. Çok balık vardı. Ahtapot vardı. Çay bahçelerinin olduğu yer kumsaldı. Denize girerdik oradan. Yüzerken bile ahtapot bacağıma yapışırdı.
En çok kupa, sargoz balığını tutardık.Orfoz, sinarit, levrek, mercan...

Ş: Genelde nerede avlanırdınız?
K: Kaleköy yakındı,hayvanlarla gidilirdi orada avlanırdık.Senede bir iki kere Kefalos tarafına giderdik. Kefalos'a gitmek için bir hafta öncesinden konuşulurdu. Hazırlıklar yapılırdı.

Ş: Hem taze tüketiyordunuz hem de kurutuyordunuz.
K: Balıkları teknede kurutupgetirirlerdi. Bir de tuzlardık. Kolyoz tuzlardık. Tütsüleme yoktu.
Sadece burada olan balığı bilirdik ama o kadar çok çeşit olurdu ki başka balığa gerek kalmazdı.
Orfozun yarım kafasını getirirdi babam,büyük bir tencerede kaynatır hem çorba hem et çıkardı.
O kadar büyüktü.

Ş: Paylaşabileceğiniz tarif var mı?
K: Otlu yapardık. Rezeneli, yaban otları. Kızartma, fırın, ızgara, pilaki yapardık.
Otları azıcık kısık ateşte kavururduk. Bir tane kuru soğan, bol taze soğan ada otları, sonuna doğru bol rezene. Onlar yumuşayınca zeytinyağı...Sonra balığın içini otlarla doldururduk. Ocağın üstünde ya da fırında pişirirdik.

Şevketibostanı bilmezdik yemezdik,onu öğrendik.Gelincikle börek güzel olurdu.

Havuç, patates, kereviz yaprağını yılan balığında kullanırdık.Et haşlama yapar gibi.
Kuyruğu yenmez yılan balığının çok kılçıklı olur.İri patates, iri havuç eklerdik.

Ş: Balığın olduğu masada neler yapılırdı yanına?
K: Günlük olarak ya balık ya ahtapot olurdu. Özel günlerde hepsinden olurdu.Balığın yanında ot olurdu bol bol. Kırmızı şarap içilirdi.
Zeytin, turşu, kuru soğan bakliyat pişirildiğinde sofrada olurdu.
Ev yapımı tereyağ, yoğurt olurdu. Kaşar fabrikası vardı. Kaşar peynirleri İstanbul'a giderdi.
Dedem kahvaltıda tuzlu sardalya ve bir bardak şarap tercih ederdi. Tarhana ya da erişte yapılırdı. Eriştenin içine bolca peynir konulurdu. Bal çok tüketilirdi.
Ekmeğini herkes evinde yapardı. Evlerin avlusunda, anlaşıp kadınlar ekmek pişirirdi. Haftalık yapılıyordu.
Bakır kaplar kullanılıyordu.

Ş: Tatlılarınız nelerdi? 
K: İrmik, peynir helvası, un helvası yapılırdı. Tombala helvasına oynanırdı.

Ş: Özel günlerde yapılan yemekleriniz neler?
K: Cenazelerde ve mevlütlerde koliva yapılır. Buğday haşlanır, galeta havanda çekilir ve bol badem şeker olur...
Kavurmalar çok yapılırdı. Çünkü başka türlü eti koruyamazdık. Herkesin tavuğu vardı.En Çok o tüketilirdi. Noelde domuz eti. Noel için herkes domuz beslerdi. Büyükbaş sadece tarlayı sürmek için kullanılırdı.
                        


Katina Hanım'ın bahsettiği kitap İmroz'un geçmişine ışık tutuyor.

Eski bademlide;
1 zeytin fabrikası
2 kaşar fabrikası
2 berber
7 marangoz
6 kadın terzi
9 bakkal
2 yel değirmeni
4 erkek terzi
4 kunduracı
2 çamaşırhane 

Yeni mahalle;
 3 yel değirmeni
1 kaşar fabrikası
4 marangoz
4 bakkal
2 su değirmeni
2 terzi
1 demirci
1 çamaşırhane

Merkez
3 yel değirmeni
2 zeytin fabrikası
3 taverna
3 pastahane
3 kaşar fabrikası
4 berber
6 kasap
4 marangoz
11 bakkal
11 terzi
6 demirci
3 fırın
2 fotoğrafçı
2 saatçi
4 çamaşırhane

Zeytinli köy;
Kiremit fabrikası
8 kahve
9 terzi
4 marangoz
3 bakkal
1 dokumacı
4 demirci
3 kunduracı

Tepeköy;
Yel değirmeni
1 fırın
5 zeytin yağı fabrikası
10 kahve
2 kaşar
4 dokuma fabrikası
5 el dokumacı
6 berber
15 bakkal
11 değirmen
5 kadın terzi
2 sabun fabrikası
4 demirci
2 taverna
4 kunduracı
8 çamaşırhane

Dereköy;
4 zeytin yağı fabrikası
11 kahve solda, 5 kahve sağda
4 dokuma fabrikası
5 berber
Kasap
14 bakkal
11 terzi
2 demirci
5 kunduracı










Yorumlar

Popüler Yayınlar